Sağlık Hizmetleri Uygulama ve Araştırma Hastanesi
Hospital / health systemKocasinan, Turkey
Research output, citation impact, and the most-cited recent papers from Sağlık Hizmetleri Uygulama ve Araştırma Hastanesi (Türkiye). Aggregated across the NobleBlocks index of 300M+ scholarly works.
Top-cited papers from Sağlık Hizmetleri Uygulama ve Araştırma Hastanesi
çocuk sahibi, %43,5'i ilköğretim mezunuydu.Annelerin %25,4'ü aşı bilgilendirme seminerlerine katılmıştı.Katılımcıların aşı tereddüt düzeyinin yüksek olduğu bulundu.
Amaç: Çalışmanın amacı sağlık çalışanlarının toplumsal cinsiyet rollerine ilişkin tutumlarının belirlenmesidir.Yöntem: Çalışma, bir üniversite hastanesinde yapılmıştır. Çalışmanın evrenini kurumda görev yapan hekim ve hemşireler oluşturmuştur. Örnekleme alınacak hekim ve hemşire sayısı ağırlıklarına göre hesaplanmış ve 138 hekim, 133 hemşire basit rastgele örnekleme yöntemi ile araştırmaya alınmıştır. Araştırmanın verileri Sosyodemografik Özellikler Formu ve Toplumsal Cinsiyet Rolleri Tutum Ölçeği (TCRTÖ) kullanılarak toplanmıştır. Veriler bilgisayar ortamında SPSS 16.0 programında değerlendirilmiştir.Bulgular: Çalışmadan elde edilen bulgulara göre sağlık çalışanlarının %77’si toplumsal cinsiyet kavramına ilişkin bilgi sahibi olduğunu belirtmiştir. Sağlık çalışanlarının %87’si ülkemizde toplumsal cinsiyete dayalı bir eşitsizlik olduğunu ve %86,8’si bu durumdan daha çok kadınların olumsuz olarak etkilendiğini ifade etmiştir. Sağlık çalışanlarının TCRTÖ toplam puan ortalamasının 141,55±19,25 (min:107, max:180) olduğu bulunmuştur. TCRTÖ alt boyut puan ortalamaları incelendiğinde; eşitlikçi cinsiyet rolü için 35,32±4,57, kadın cinsiyet rolü için 28,52±5,16, evlilikte cinsiyet rolü için 35,83±3,61, erkek cinsiyet rolü için 24,32±4,10 ve geleneksel cinsiyet rolü için ise 28,56±6,31 olduğu bulunmuştur. Hemşirelerin TCRTÖ toplam puan ortalamasının hekimlerden, kadın sağlık çalışanlarının puan ortalamasının erkeklerden, 35 yaş ve üzeri sağlık çalışanlarının puan ortalamasının, 34 ve altı yaş grubundan istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek olduğu bulunmuştur (p<0,05). Ayrıca toplumsal cinsiyet kavramına ilişkin bilgi sahibi olduğunu belirten sağlık çalışanlarının TCRTÖ toplam puan ortalaması bilgisi olmayanlardan anlamlı düzeyde yüksektir (p<0,05).Sonuç: Sonuç olarak bu çalışmada yer alan sağlık çalışanlarının genel olarak eşitlikçi toplumsal cinsiyet rol tutumlarına sahip oldukları bulunmuştur. Katılımcıların önemli bir kısmı toplumsal cinsiyet kavramı konusunda bilgi sahibidir. Hemşireler, kadınlar, 35 ve üzeri yaş grubunda olan sağlık çalışanları daha eşitlikçi bir toplumsal cinsiyet algısına sahiptir.
Hemşirelerin çalışma ortamlarının iş
Çalışma hayatı içinde yer alan bireylerin, bulundukları ortamda sahip oldukları bilgi ve birikimlerini etkin ve verimli bir biçimde sunabilmeleri istedikleri bir çalışma ortamının tesisi ile mümkün olacaktır. Sağlık sektörü en değerli varlık ve kaynak olan insan faktörü ile ilgilenmek ve sağlık sorunlarına çözüm bulmak için oluşturulmuş bir sektör niteliğindedir. Bu alanda çalışanların en yüksek düzeyli performans gösterebilmeleri bulundukları çalışma ortamlarının analizi ile mümkün olacaktır. Bu çalışmada sağlık literatürüne son yıllarda giriş yapmış olan Örgütsel Sinizm düzeyinin sağlık çalışanları boyutunda irdelenmesi amaçlanmıştır. Çalışanların örgüte karşı sergileyebildikleri olumsuz davranışlar olarak nitelendirilebilen Sinizm Trabzon İlinde yer alan Kanuni Eğitim Ve Araştırma Hastanesi bünyesinde çalışan 300 sağlık çalışanı üzerinde anket yardımıyla araştırılmıştır. Demografik faktörler yardımıyla üç boyut düzeyinde yapılan çalışma sonucunda sağlık çalışanlarının sinizm boyutunun orta düzeyli olduğu belirlenmiştir. Sinizm faktörlerinin cinsiyet ve eğitim faktörleri genelinde anlamlı farklılıklar gösterdiği belirlenmiştir.Anahtar Kelimeler: Örgütsel Sinizm, Sağlık, TrabzonJEL Sınıflandırması: J23 INVESTIGATION ORGANIZATIONAL CYNICISM LEVELS OF HEALTH WORKERSABSTRACTLocated in the working life of individuals in their environment that they have knowledge and experience they want to be able to provide effective and efficient working environment in a way that will be possible with the facility. The health sector is the most valuable assets and resources to deal with the human factor and created an industry to find solutions to health problems in nature. Working in this field can perform the highest level by analysis of their work environment will be possible. In this study, who had made health literature in recent years the level of organizational cynicism aimed to evaluate the size of the health workers. They can exhibit negative behavior towards employees' organizations can be characterized as Cynicism has been investigated 300 employees located in Trabzon Province within Kanuni Training and Research Hospital with the help of surveys on health care workers. Three dimensions of demographic factors with the help of health professionals as a result of the work done at the level of cynicism size was determined to be moderate. Cynicism factors significant differences across gender and educational factors which have been identified.Keywords: Organizational Cynicism, Health, TrabzonJEL Classification: J23
Günümüz iş dünyasında insan kaynakları yönetiminde performans ölçütlerinin ve kariyer hedeflerinin daha rasyonel belirlenmesi için stratejik bir yaklaşım ortaya konulması zorunlu hale gelmiştir. Bu çalışma, yöneticilerin stratejik İKY, performans değerlendirmesi ve kariyer yönetimi hakkında görüşlerini, işgörenleri değerlendirdikleri öncelikli kriterlerini ve işyerlerinde uyguladıkları performans değerlendirme yöntemleri belirlemek ve bu yöntemlerin sonuçlarını hangi alanlarda kullandıklarını saptamak için yapılmıştır. Bu amaçla, Gaziantep ilinde faaliyet gösteren 4 ve 5 yıldızlı oteller, özel hastaneler ve büyük ölçekli üretim işletmeleri araştırma kapsamına alınmıştır. Bu işletmelerde genel müdür/müdür yardımcısı, İK departman müdürü/şefi görevlerinde bulunan kişilere anket uygulanmıştır. Araştırmaya katılan yöneticilerin stratejik insan kaynakları uygulamaları, performans değerlendirme ve kariyer yönetimi unsurlarına büyük oranda (%88,5) katıldıkları saptanmıştır. Yöneticilerin konumları ile işgörenlerini değerlendirdikleri kriterler arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık söz konusu iken, yöneticilerin konumları ve yöneticilerin eğitim düzeyleri ile performans değerlendirme sonuçlarını işyerinde kullanma alanları arasında anlamlı bir farklılık saptanmamıştır. İKY performans değerlendirme ve kariyer yönetimi adil, ölçülebilir, nesnel ve uzun vadeli bir yaklaşımla yürütmek işletmenin geleceği oluşturmada en önemli adımlardan biri olacaktır. Bunun için de işletmenin stratejik planlarını ve bu planlara uyumlu insan kaynakları planlarını yapması gerekir.
Amaç: Bu sistematik derleme ile yoğun bakım hastalarında müzik uygulamasının hastalar üzerindeki fizyolojik ve psikolojik etkilerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Konuyla ilgili 1 Ocak 2014-25 Eylül 2019 tarihleri arasında “intensive care units”, “music therapy”, “music”, “critical care” MesH terimleri ve Türkçe olarak “yoğun bakım”, “müzik terapi” ve “müzik” terimleri kullanılarak CINAHL, Pubmed, Medline, Ovid, Web of Science, Complementary Index, Science Direct, Academic Search Complete, Scopus, ULAKBİM Ulusal Veri Tabanları ve Google Akademik veri tabanlarında tarama yapılmıştır. Araştırma kapsamına 12 çalışma dahil edilmiştir. Bulgular: Müzik uygulamasının; sistololik kan basıncı değerlendirilen çalışmaların %85.7’sinde, diyastolik kan basıncı değerlendirilen çalışmaların %57.1’inde, ortalama arter basıncı değerlendirilen çalışmaların %33.3’ünde, nabız hızı değerlendirilen çalışmaların %70’inde, solunum hızı değerlendirilen çalışmaların %66.7’sinde, oksijen satürasyonu değerlendirilen çalışmaların %55.5’inde, anksiyete düzeyi değerlendirilen çalışmaların %87.5’inde, ağrı değerlendirilen çalışmaların %85.7’sinde olumlu etkisinin olduğu saptanmıştır. Müziğin hastaların; konfor düzeyi, sedasyon düzeyi, dispne durumu, ventilasyondan ayırma süresi, subjektif uyku kalitesi, serum kortizon değerleri üzerinde de olumlu etkileri olduğu belirlenmiştir. Sonuç: Müzik uygulamasının yoğun bakım hastalarının yaşam bulgularına, anksiyete, sedasyon, ağrı, uyku kalitesi ve konfor düzeylerine olumlu etkileri olduğu belirlenmiştir.
Kariyer planlama, kariyer yönetimi ve kariyer geliştirme uygulamaları gerek bireysel gerekse örgütsel düzeyde mevcut durumu daha iyiye götürme amaçlı bir yöntem olarak kullanılabilmektedir. Kurumlarda üretken, kaliteli, verimli, bağlılık düzeyi ve motivasyonu yüksek çalışana ulaşma açısından da çoğu zaman ihtiyaç olabilmektedir. Bu tür çalışanlara özellikle hemşirelere en çok ihtiyaç duyabilecek kurumlar hastanelerdir. Bu derleme hemşirelikte kariyer planlama ve geliştirme sistemlerine karşın tutumun belirlenmesi ve hemşirelikte yapılan kariyer planlama ve geliştirme çalışmalarının incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Bu derleme makale Türkiye’ deki mevcut durumu araştırmak adına son 15 yılda hemşirelik ve kariyer alanında yapılan araştırma ve tezlerin incelenmesiyle oluşturulmuştur. Mevcut çalışmalara kariyer, kariyer planlama, kariyer geliştirme, kariyer yönetimi ve hemşirelik anahtar kelimeleriyle, DergiPark, journalegent.com, researchgate.net veri tabanları aracılığıyla dergilere ve YÖK ulusal tez merkezi taranarak tezlere ulaşılmıştır. Literatür taraması sonuçlarına göre kurumlarda kariyer planlama ve geliştirmeye dair yeterli uygulamaların olmadığı ve yapılan uygulamalar ve eğitimlerden de hemşirelerin haberdar olmadıkları, ancak imkân tanınırsa hemşirelerin kariyer planlamaya oldukça olumlu yaklaştıkları sonucu çıkarılabilmektedir.
In recent years, it has been seen that airlines have given importance to environmentalist applications during their service process. Finding out the passenger attitudes toward these activities is important for airlines in order to shape their green marketing activities. Studies related to the passenger attitudes towards green airlines are relatively limited in national literature. Therefore, in this study, general environment awareness and attitudes of the passengers towards green airlines were examined. In this study, a survey was conducted with Turkish passengers in different airports of Turkey. Questionnaries including 5-point Likert scale organized as “strongly disagree (=1)” to “strongly agree (=5)” were applied to the passengers. Also respondents’ demographic and flight information as; gender, age, education level, average monthly income, flight type, flight purpose, flight frequency and the reason for selecting the airline were asked. T-test, ANOVA and Regression analysis were applied to analyze the data. According to the analysis result, the environmental awareness of women and elder passengers is higher than the others. Moreover, passengers in the high income group are more likely to have positive attitudes towards green airline operations. At the end of the study, some suggestions to airlines to be more successful in their environmentalist activities were made.
Yaşa bağlı fizyolojik değişiklikler, yaşlanmayla birlikte artan hastalıklar, yaşam tarzı ve bireysel özellikler nedeniyle yaşlı bireylerin sağlık bakım gereksinimleri farklılıklar gösterebilmektedir. Çok yönlü geriatrik değerlendirme; yaşlı bireyin tıbbi, sosyal, psikolojik ve fonksiyonel ihtiyaçlarını tanımlayan kapsamlı ve disiplinlerarası bir süreçtir. Çok yönlü geriatrik değerlendirmenin hastaneye yatışları ve mortalite oranlarını azalttığı, fiziksel fonksiyonlarda iyileşme sağladığı, günlük yaşam aktivitelerinde bağımlılığı azalttığı, fonksiyonel bağımsızlığı sürdürdüğüne dair kanıtlar mevcuttur. Multidisipliner ekip, çeşitli mesleki bilgi ve becerinin birlikte uyumunu ve eşgüdümünü gerektiren işbirlikçi bir yaklaşım olup yaşlı bireyin tedavi ve bakımının devamlılığı için koordineli çalışmayı gerektirir. Ekibin etkin bir üyesi olan geriatri hemşiresinin; yaşlı bireyin çok yönlü değerlendirilmesi, planlanan tedavilerin sürdürülmesi, bireyselleştirilmiş bakımın planlanması, uygulanması ve değerlendirilmesi, yaşlı bireyin sağlık sorunlarına ve gereksinimlerine multidisipliner bir yaklaşımla çözüm üretilmesi, ekip üyeleri ile iletişimin sürdürülmesinde önemli rolleri vardır. Bu makalede çok yönlü geriatrik değerlendirmede multidisipliner ekip yaklaşımı ve hemşirenin rolü ele alınmıştır.
Tüm dünyayı etkisi altına alan Covid-19 pandemisinin en olumsuz etkilediği sektörlerin başında konaklama sektörü gelmektedir. Söz konusu salgının ortaya çıkması konaklama, transfer, eğlence, yiyecek-içecek gibi birçok turizm sektörü aktörüne olan talebi ortadan kaldırmış, bu durum ise hem ekonomik, hem de sosyolojik anlamda birçok olumsuz çıktıya neden olmuştur. Bu çalışma aracılığıyla Covid-19 pandemisinin konaklama hizmeti veren işletmelerden beklentileri nasıl değiştirdiğinin incelenmesi amaçlanmıştır. Çünkü söz konusu süreçte proaktif davranan işletmeler başarı kazanacak ve rakiplerine göre daha rekabetçi olacaklardır. Türkiye’nin turizm cennetlerinin başında gelen Bodrum/Muğla’da faaliyet gösteren 5 yıldızlı toplam 43 adet otelin üst yöneticilerinden çalışmaya katılmayı kabul eden 28 adediyle görüntülü görüşme yöntemiyle yapılan derinlemesine mülakatlarda elde edilen verilerin (Veriler 25 Aralık 2019 ile 15 Ocak 2020 Tarihleri aralığında toplanmıştır) içerik analizi ile çözümlenmesi neticesinde 2020 yılında konaklama işletmelerinde turist taleplerinin konaklama amacıyla en yüksek oranda aile odası kullanma/ villa kiralama, yemek hizmetlerinin alakarte yemek hizmeti alma, eğlence hizmetlerinin flyboard gibi denizde bireysel yapılabilen aktiviteler çerçevesinde yoğunlaştığı sonuçlarına ulaşılmıştır. Bu bulgular bize 2020 ve sonrasında konaklama hizmeti alan misafirlerin odak noktasının güvenlik olduğunu göstermektedir ki bu da bireyler açısından tatil yaparken sağlıklı olmanın ve sağlıklı kalmanın öncelikli olduğu anlamına gelmektedir. Bu kapsamda araştırma sonuçlarımız ülkemizi ‘güvenli turizm’ merkezi haline getirmek adına Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın öncülük ettiği uygulamalarla paralel sonuçlara ulaşmıştır.
To investigate the rate of hypertrichosis and menstrual irregularity in female patients receiving isotretinoin treatment. Materials and Methods: In our study, we included female acne patients who were started isotretinoin treatment and who had no history of menstrual irregularities and hypertrichosis within 6 months prior to isotretinoin use and had no any systemic disease and did not take any medicine except isotretinoin. They were started 0.5-0.8 mg/kg isotretinoin treatment and followed by routine laboratory tests until the total cumulative dose of isotretinoin therapy was completed. They were controlled if they had menstrual irregularity or hypertrichosis after starting isotretinoin. Results: Fifty-six patients were included in the study. The mean age of the patients was 24.915.72 years. The mean treatment period was 6.280.56 months. We found that 16 of 56 (28.8%) patients had menstrual irregularity. Six patients had prolonged interval (delay), -4, hypomenorrhea, -2, hypomenorrhea and prolonged interval, -2, metrorrhagia, -1, shortened interval, and 1 patient had missed period. Of the 56 patients, 11 patients (23.8%) had hypertrichosis. 5 (45.45%) patients with hypertricchosis were found to have also menstrual irregularity while 5 (31.25%) of 16 menstrual irregularity patients were found to have hypertrichosis. Nine patients reported having a stressful life event. One of them were both had menstrual irregularity and hypertrichosis, 2 of them had only hypertrichosis, 2 of them had only menstrual irregularity and 4 of them had no more finding. Ama: zotretinoin kullanan hastalarda, ilaca bal gelitii dnlen, menstrel dzensizlik ve kllanma art ikayetlerinin aratrlmas amalanmtr. Gere ve Yntem: almamza akne vulgaris nedeniyle izotretinoin tedavisi balanan, ila tedavisinden 6 ay ncesine kadar menstrel dzensizlik ve kllanma ikayeti olmayan, hi bir sistemik hastal bulunmayan ve izotretinoin dnda hi bir ila kullanmayan kadn hastalar dahil edildi. Hastalar izotretinoin tedavisinin total kmlatif dozlar tamamlayana dek aylk rutin tetkikleri istenerek takip edildi. Hastalara yaklak 0,5-0,8 mg/kg/gn doz aralnda izotretinoin tedavisi baland. Aylk kontrollerinde, menstrasyon dzenleri sorguland ve kllanma art olup olmad takip edildi
Evde sağlık hizmetleri, çeşitli sebeplerle hastaneye ulaşmada güçlük çeken hastalara evinde, profesyonel bir ekiple verilen hizmettir. Ülkemizde, beklenen yaşam süresi uzadıkça evde sağlık hizmetlerinin önemi artmaktadır. Evde sağlıkla ilgili ilk mevzuat Sağlık Bakanlığınca 2005 yılında çıkarılmıştır. Bu mevzuat asıl olarak özel sektörün verdiği hizmeti düzenleyen bir mevzuattır. 2015’te çıkarılan yönetmelikle Sağlık Bakanlığının verdiği evde sağlık hizmetleri düzenlenmiştir. Daha sonra mevzuat değişikliği yapılmadan 2017 yılında uygulamada köklü değişikliklere gidilmiştir. Hizmet tamamen ikinci basamak tarafından verilmeye başlanmıştır. Bununla ilgili mevzuat çalışması ise Sağlık Bakanlığında devam etmektedir. Bu çalışmada mevcut mevzuatın içeriği gözden geçirilmiş ve hazırlanmakta olan mevzuatın içeriği tartışılmıştır.
Yaşlılar Dünya nüfusunun % 14'ünü oluşturmaktadır ancak bu oran her yıl katlanarak artmaktadır. Yaşlı nüfus, gerek sağlık gerekse sosyal sorunları ile önemli bir toplum sağlığı problemi olarak görülmektedir. Yaşlılıktaki yaşam değişimleri kriz potansiyeli oluşturmakta ve bu nedenle de yaşlılar için özel hizmetler geliştirilmesi gerekmektedir.
Amaç: Araştırma, bir üniversite uygulama ve araştırma hastanesi, yoğun bakım kliniklerinde görev yapan hemşirelerin hasta mahremiyetini gözetme durumları ile etkileyen faktörleri değerlendirmek amacıyla yapılmıştır. Yöntem: Tanımlayıcı ve kesitsel türdeki bu araştırmanın örneklemini, 15 Nisan – 15 Haziran 2018 tarihleri arasında yoğun bakım biriminde çalışan ve araştırmaya gönüllü katılmayı kabul eden 105 hemşire oluşturmaktadır. Verilerin toplanmasında; kişisel bilgi formu ve Hasta Mahremiyeti Ölçeği kullanılmıştır. Bulgular: Araştırmaya katılan hemşirelerin, hasta mahremiyetini gözetme durumlarının ortalamanın üzerinde (4.61±0.38) olduğu ve en yüksek puanı “fiziksel mahremiyet” alt boyutundan (4.73±0.41) aldıkları saptanmıştır. Hasta hakları bildirgesini okuyan hemşirelerin mahremiyet ölçeği kişisel bilgi güvenliği/özel hayatın gizliliği alt boyut puan ortalamasının, okumayanlara göre daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Hemşirelerin %57.1’i hastanelerinde hasta mahremiyetini korumaya yönelik yazılı materyal, %82.9’u mahremiyet ihlalinin takip ve izleme sisteminin olmadığını belirtmiştir. Sonuç: Çalışma bulguları hemşirelerin hasta mahremiyetini yüksek oranda gözettiklerini, fiziksel mahremiyeti daha fazla önemsediklerini ve hasta mahremiyetini gözetme durumunun çeşitli faktörlerden etkilendiğini göstermiştir. Hastanede mahremiyet ihlal ve takip sistemlerinin kurulması, kurumsal ve sağlıkta kalite standartları gereğince hasta güvenliği kapsamında hasta hakları ve mahremiyet eğitimlerinin sürdürülmesi önerilmektedir.
Amaç: Çalışma, bir üniversite hastanesinin kliniklerinde kullanılan hemşirelik bakım planını iyileştirmeye yönelik görüş ve önerilerin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Gereç ve Yöntem: Araştırma, nicel-nitel araştırma yöntemlerinin birlikte kullanıldığı karma modelde tasarlanmış olup, tanımlayıcı niteliktedir. Araştırmanın örneklemini, bir üniversite hastanesinde bakım planı ile çalışan 226 hemşire oluşturmuştur. Araştırmanın nitel boyutunda 3 ayrı grupla odak grup görüşmesi yapılmıştır. Nicel boyutunda ise odak grup görüşmeleri ve literatür doğrultusunda oluşturulan anket formları bakım planı ile çalışan hemşirelere uygulanmıştır. Nitel verilerin değerlendirilmesinde içerik analizi, nicel verilerin değerlendirmesinde ise tanımlayıcı istatistiksel yöntemler (sayı, yüzde) kullanılmıştır. Bulgular: Araştırmanın nitel boyutunda odak grup görüşmesine katılan hemşireler genel olarak hemşirelik bakım planı ile çalışmanın yararlı olduğunu ifade etmiş, ancak bakım planı kullanımının birçok faktörün etkisiyle yeterince etkin yapılamadığını bildirmiştir. Araştırmanın nicel boyutunda ise; katılımcıların %70.8’i çalıştıkları kliniklerde bakım planlarının etkin kullanılmadığını belirtmiştir. Sonuç: Çalışmanın uygulandığı üniversite hastanesinde hemşirelerin hemşirelik bakım planlarını etkin olarak kullanamadıkları ve buna birçok faktörün neden olduğu tespit edilmiştir. Etkili, hedefe dönük ve bireyselleştirilmiş bakım planının hayata geçirilmesini sağlamada, olumsuz kurumsal faktörlerin ortadan kaldırılması ve hemşirelerin iyileştirmeye yönelik çözüm önerilerinin dikkate alınması yararlı olacaktır.
The study was done to evaluate the effect of education on the fatigue and self-care of patients receiving hemodialysis treatment.
Ama: Bu alma, salkl / hasta bireyin gereksinim duyduu hemirelik bakmnn karlanmamas, yeterli dzeyde verilememesi, bakmn eksik braklmas, bir blm veya tamamnn atlanmas durumunun kapsaml ve doru ekilde belirtilmesi uygun Trke terimin bulunmas, neden ve sonularnn ulusal dzeyde tanmlanmas amac ile yaplmtr
Abstract. After restructuring of a heavy saline gypsum containing clay soil by intensive subsoiling to 0.7 m depth, it was possible to leach 60% of the leachable salts from the restructured soil in 28 days by inducing a lateral flow of leaching water through the soil profile.
Aim: The aim of the present study was to assess the association between common carotid intima-media thickness (IMT) and vascular IMT values measured from different anatomic regions.Methods: We prospectively included 256 patients. The IMT values of the common carotid and internal carotid, brachial and femoral artery and abdominal aorta were measured by B-mode ultrasound (CC-IMT, IC-IMT, B-IMT, F-IMT and A-IMT). Patients were divided into two groups as increased and normal CC-IMT. Results: Increased CC-IMT was detected in 55 of 256 patients (21.5%). All IMT variables showed a positive correlation with CC-IMT. Femoral IMT was independently associated with increased CC-IMT. In regression model, each 0.1 mm increase in F-IMT increased the risk of increased CC-IMT by 70.2%. When F-IMT value 1.1 mm was accepted as a cut-off value for the prediction of increased CC-IMT, sensitivity and specificity were 96.4% and 90%, respectively. In ROC curve analyses, the area under curve was calculated as 0.936. Conclusions: Another vascular IMT location presenting increased CC-IMT best is F-IMT. The limit value for increased F-IMT >1.1mm may be used in practice. The CC-IMT measurement is closely and positively associated with all other vascular IMT measurements.
Objective: Delivery rooms are places where problems rapidly develop and decisions are quickly taken. Therefore, patient safety practices are among the most important things. This study was conducted to discover patient safety practices of nurses and midwives who work in the delivery room.